Yazılar

Kadın ölümleri

Şiddete maruz bırakılan kadınlar üzerinde yapılan tüm araştırmalar, şiddet uygulayan erkeğin amacının kadını kontrol altında tutmak ve kadının kendine olan güvenini zedeleyerek, öz saygısını yok etmek olduğunu ortaya koyuyor. Sürekli şiddet uygulanan bir kadın umudunu yitirerek kendisini çaresiz olarak görmeye başlıyor. Eşlerin uyguladığı sistematik şiddet kadınların kendilerini izole ederek, depresyona girmesine neden oluyor. Kendisini güçsüz hisseden kadın, intiharın çözüm olabileceğine inanır hale geliyor.

Öte yandan erkeklerin sadece fiziksel şiddet uyguladıklarında kadınları şiddete maruz bıraktıkları düşünülüyor hâlâ. Üstelik çoğu kadın da birlikteliğinde kendisine fiziksel şiddet uygulanmamışsa mağduriyet yaşadığına inanmıyor. Kadını bir esir gibi kontrolü altında tutmak için bazılarının ‘aşırı sevgi’den kıskançlık krizine girişi, kadının ne zaman nereye gittiğini denetlemek isteyişi, arada ona duygusal ‘ceza’ vermek için yapıp ettikleri çoğu kişi için hâlihazırda aşkın birer cilvesi…

İngiltere’de, 2015 yılında yürürlüğe giren bir yasayla, kadının ya da erkeğin eşine veya partnerine ya da aynı evde yaşayan aile üyelerine yaptığı, en az 2 kere uğradığı ve mağdurda ciddi travma yarattığı ispat edilen her türlü ‘cebri kontrol’ suç kapsamına alındı ve zorlayıcı kontrol suçu işleyenin 5 yıla kadar hapis veya ağır para cezasına ya da her ikisine birden çarpıtılmasına karar verildi.

Yasaya göre eş veya sevgilinin sizi kontrolü altında tutma gayreti içinde fiziksel, maddi, psikolojik, cinsel ve duygusal anlamda yaptığı tüm tacizler ‘zorlayıcı kontrol’ ya da ‘cebri kontrol’ olarak ele alınıyor. Kadın veyahut erkek… Farkında olmadan çoğu kişi ilişkisinde bu tür örtülü kontroller vasıtasıyla şiddete uğruyor. Kişi sürekli kontrol altında tutulmaktan ağır bir depresyonun pençesine düşüyor. Ama yüzdeliğe vurduğunuzda daha çok kadınlar…

Kadının ailesi ile görüşmesini engellemek, arkadaşlarından izole etmek, her dışarı çıkışı sonrasında onu sorgulamak, ne giydiğini ya da ne zaman uyuduğunu denetlemek, kadının kendine olan güvenini zedelemek için onu sürekli eleştirmek ve aşağılamak, kiminle telefonda ve internet ortamında diyalog kurduğunu takip etmek, kamerayla izlemek, kadını cezalandırmak için ekonomik şiddet uygulamak, tehdit etmek vb. zorlayıcı kontrol kapsamındaki tüm şiddet türleri kadınları en az fiziksel şiddet kadar etkiliyor.

Birçok kadının eziyet eden sevgili ya da kocaları terk edememesinin altında ise öldürülme korkusu yatıyor. Nitekim kadınların azımsanmayacak bir kısmı zulmeden eşini veya sevgilisini terk ettikten ya da boşandıktan sonra öldürülebiliyor. Çünkü karşı tarafın artık kaybedeceği hiçbir şey kalmayınca öldürmek son seçenek olarak beliriyor!

Çoğu erkeğin fiziksel şiddet uygulamadığı takdirde kendisini şiddetten arınmış hissetmesinin nedeni ise tüm dünyada sadece fiziksel şiddetin şiddet olarak kanıksanması…

KKTC yasalarına zorlayıcı kontrol kavramının girmesini sağlamak ve yaşanması muhtemel kayıpların önlenmesi mümkün.

Çünkü ‘intihar’ olarak görülen bir olayın ardında, bir kadının uğratıldığı zorlayıcı kontrol teknikleri sayesinde intihara azmettirilmesi yatabiliyor.

Bir cinayet işlendiğinde tetikçiyi azmettiren tetikçiden daha ağır cezaya çarptırılıyor. Evliliğinde ya da ilişkisinde sürekli cebri kontrol altında tutulan, şiddete uğrayan ve depresyona itilen birinin azmettiricisi yok mu?

Kayıpların önlenmesi, İngiltere’de olduğu gibi kadınlara, erkeklere ve aile üyelerine yapılan sistematik cebri kontrol karşısında caydırıcı tedbirler alınmasından ve zorlayıcı kontrolün hukuken cezalandırılmasından geçiyor.

Detaylı bilgi için bkz.: https://www.gov.uk/government/uploads/system/uploads/attachment_data/file/482528/Controlling_or_coercive_behaviour_-_statutory_guidance.pdf

***

Demokrasi provokasyonları sağduyu ile değerlendirme sanatı değil midir? Birilerinin resmi tarihi eleştirme dertlerinin altında federal cumhuriyette milletvekili olma hayali mi yatıyor? Bir diğerinin ağzına geleni söyleyebilmesi ticari kaygılara da mı dayanıyor? Karşılığında saldırıp sövmekle ve hukuksuzluğu savunmakla niyetlerin demokratik şekilde tartışılmasına engel olursunuz...

Can Sarvan’a cansarvan@mikro-makro.net’den doğrudan ulaşabilirsiniz.
:

Yorumunuz

share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın