New York Times, bölgedeki üç mevcut yetkili ve planlamaya aşina olan eski bir yetkiliye göre, ABD ve İran'dan üst düzey yetkililerin, ülkeler arasındaki krizi yatıştırmayı amaçlayan görüşmeler için cuma günü İstanbul'da bir araya gelmesi beklendiğini bildirdi.
Yetkililerin belirttiğine göre, görüşmelerin amacı Trump'ın Ortadoğu özel temsilcisi Steve Witkoff, Trump'ın damadı Jared Kushner ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yı bir araya getirmek. Ayrıca Türkiye, Katar ve Mısır'dan üst düzey yetkililerin de toplantıya katılması bekleniyor.
Eğer görüşmeler gerçekleşirse, İstanbul'daki toplantı, Trump'ın askeri tehditleri ve İran liderlerinin taleplerini kabul etmeyi reddetmesinin iki ülkeyi savaşın eşiğine getirdiği ve bölgede korku yaydığı bir dönemde, ABD ve İranlı yetkililer arasında nadir görülen bir yüz yüze görüşme olacak.
Son haftalarda Trump, geçen ay kitlesel protestoları ölümcül güç kullanarak bastıran zor durumdaki İran liderlerinin taleplerine boyun eğmemesi halinde İran'ı bombalamakla tehdit etti. Bu talepler arasında İran'ın nükleer programını sonlandırması, balistik füzelerine sınırlama getirmesi ve Arap dünyasındaki vekil milislere verdiği desteği kesmesi yer alıyor.
İran liderleri şu ana kadar tehdit altında oldukları sürece müzakere etmeyeceklerini ve herhangi bir Amerikan saldırısına sert bir karşılık vereceklerini söylediler.
Son haftalarda Türkiye, Mısır, Umman ve Irak'tan diplomatlar iki tarafla görüşerek, gerginliğin tırmanmasını önlemek amacıyla aralarında mesaj alışverişinde bulundular. İki İranlı yetkilinin belirttiğine göre, Katar Başbakanı da diplomatik çabaların bir parçası olarak yakın zamanda İran'daydı.
Arakçi ve Witkoff doğrudan kısa mesaj yoluyla iletişim kuruyor
İranlı yetkililere ve Amerikalı bir yetkiliye göre, Arakçi ve Witkoff doğrudan kısa mesaj yoluyla iletişim kuruyorlar.
İki yetkilinin belirttiğine göre, durumu yatıştırmak için İran nükleer programını kapatmaya veya askıya almaya razı; bu büyük bir taviz. Ancak İran, ABD'nin geçen yıl yaptığı, nükleer enerji üretmek için bölgesel bir konsorsiyum oluşturma önerisini tercih ediyor.
İki yetkili ayrıca, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin son günlerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir V. Putin ile görüştüğünü ve bu görüşmede İran'ın Yüksek Lideri Ayetullah Ali Hameney'den İran'ın 2015 anlaşması uyarınca yaptığı gibi zenginleştirilmiş uranyumunu Rusya'ya göndermeyi kabul edebileceğine dair bir mesaj iletildiğini söyledi.
Kremlin sözcüsü Dmitri S. Peskov pazartesi günü yaptığı açıklamada, "Bu konu uzun zamandır gündemde" diyerek, "Rusya tüm ilgili taraflarla çabalarını ve temaslarını sürdürüyor" diye ekledi.
İran, nükleer programının bomba değil, enerji üretmeyi amaçladığı konusunda ısrar ederken, Arakçi de İran'ın müzakerelere açık olduğunu belirtti. Pazartesi günü sosyal medyada paylaşılan bir videoda İran Dışişleri Bakanlığı çalışanlarına hitaben, "Diplomasi yoluyla İran halkının haklarını elde etme fırsatını hiçbir zaman kaybetmedik" dedi.
İstanbul'da yapılması planlanan toplantıyı doğrulayan bölgesel yetkililerden biri, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Pakistan'ın da katılabileceğini öne sürdü. Söz konusu ülkelerin yetkilileri, davet edilip edilmediklerini veya katılıp katılmayacaklarını henüz doğrulamadı.
Protestolara katılan binlerce İranlı öldürülmüştü
Geçtiğimiz ay, İran'da hükümet karşıtı protestolar şiddetlenirken, Trump, İran güvenlik güçlerinin göstericilere karşı şiddet kullanması halinde askeri müdahalede bulunmakla tehdit etti. İnsan hakları örgütlerine göre, İran güvenlik güçleri şiddet kullandı ve binlerce insan öldürüldü, rejim ardından da ayaklanmanın bastırıldığını iddia etti.
Geçen ay Trump taleplerini açıklarken, İran'ın bunları kabul etmemesi durumunda güç kullanacağına dair söz vermişti. İran'da rejim değişikliği olasılığını gündeme getirmiş ve net bir son tarih vermeden zamanın daraldığını söylemişti.
Trump ayrıca ABD'nin "büyük bir güç, coşku ve kararlılıkla" ülkeye doğru ilerleyen bir "donanmasının" olduğunu duyurmuştu. Uçuş takip verileri ve uydu görüntüleri, Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgedeki askeri varlığını gerçekten genişlettiğini doğrulamıştı.
Kaynak: New York Times











Yorumunuz