Meclis Genel Kurulu bugün toplandı. Yapılan güncel konuşmalarda milletvekilleri şu konulara değindi:
CTP Milletvekili Salahi Şahiner: “Arpa fiyatına narenciye satılan tek ülke KKTC”
İlk sözü CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi) Milletvekili Salahi Şahiner aldı. Narenciye konulu güncel konuşmasına bugün yaşanan kurşunlama olayına değinerek, ülkenin güvenlik zafiyetinin gözler önüne serdiğini belirten Şahiner, yılın ilk konuşmasını narenciye üzerine yapmak zorunda kalmaktan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Kronikleşen sorunun narenciye sorunu değil hükümetin bilinçli olarak yarattığı “üretici düşmanı” tavrı olduğunu savunan Şahiner, narenciyede altın gibi bir yılın heba edilmek üzere olduğunu belirtti. Şahiner, arpa fiyatına narenciye satılan tek ülkenin KKTC olduğunu söyledi.
Şahiner, halkın Tarım Bakanının da, Başbakanın da sözüne güvenmesi gerektiğini belirterek, narenciye konusunda yetkililerin söylediği hiçbir şeyi hayata geçirmediğini ileri sürdü. Cypfruvex'in faaliyetlerini eleştiren Şahiner, gerekli çalışmaların yapılmaması nedeniyle bir hafta sonra başlayacak hasatla sektörün önünü göremediğini söyledi. İhracat teşvik primlerinin bir zorunluluk olduğunu hatırlatan Şahiner, bu primlerin miktarının bir an önce açıklanması gerektiğini kaydetti.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş: “2025 yılı arpa fiyatını, 2026 yılı narenciyeyle kıyaslamak doğru değil”
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, geçen hafta açıklanması gereken teşvik bedelinin yarın veya perşembe gün açıklanacağını belirtti.
Cypfruvex'in açıklayacağı fiyatın taban fiyatı olacağına işaret eden Çavuş, herkesin tek amacının üreticinin en iyi fiyattan yararlanması olduğunu söyledi. Çavuş, Cypfruvex'in görevinin sadece ürün almak olmadığını, üreticinin en yüksek fiyattan kazanç sağlamasını mümkün hale getirmek olduğunu kaydetti. Çavuş, arpa fiyatlarının 2025’de açıklandığına dikkati çekerek, narenciyede 2026 fiyatıyla kıyaslanmasının doğru olmadığını söyledi.
Çavuş, tüm ödemelerin zamanında yapıldığına işaret ederek, bugünkü çalışmalar tamamlandıktan sonra ücretlerin açıklanacağını yineledi.
CTP Milletvekili Devrim Barçın: “Kumarhanelerden 3 milyar 450 milyon TL alınacağı varsayımından %42 sapmayla, gelir 1 milyar 637 milyon TL olarak bütçeye girdi”
CTP Milletvekili Devrim Barçın da "Hayat Pahalılığı ve vergi matrahları" başlıklı konuşmasında, hayat pahalılığının dün açıklanmasının ardından asgari ücretin belirlenebileceğini kaydetti.
Gerçek ekonomi verileriyle konuşma zamanının geldiğini söyleyen Barçın, 2024’de yüzde 15 civarı olan hayat pahalılığı artışının bugün yüzde 21.66 olmasının ülkenin kendi enflasyonunu yarattığı sonucunu doğurduğunu ifade etti. Barçın, bu artışın nedenlerini anlamak için verilere ihtiyaç olduğunu ancak kendilerinin muhalefet olarak bu verilere ulaşmakta zorlandıklarını söyledi.
Barçın, asgari ücretin 2022'de 7 bin TL olduğuna işaret ederek, hayat pahalılığı yansıtılsa bile o zamanki alım gücüne erişilemeyeceğini kaydetti. Asgari ücretin yüzde 631 arttığı 1 Ocak 2022'den günümüze enflasyonun yüzde 663 arttığına işaret eden Barçın, asgari ücretlinin alım gücünün ise aynı dönemde yüzde 32 gerilediğini belirtti.
Barçın, ülke ekonomisinin 2022 yılında 13,4 büyümeyle tarihi rekor kırdığını dile getirerek, halkın bundan niye pay alamadığını sordu. Vergi matrahlarının arttırılmaması halinde verilen artışların vergilerle maliyeye, kamu maliyesine gideceğini söyleyen Barçın, vergi afları için yasa gücüyle kararnamelerle vergi aflarının çıkarılmaya devam ettiğini belirtti.
Devrim Barçın, 2025’de çıkarılan Şans Oyunlarıyla ilgili yasayla kumarhanelerden 3 milyar 450 milyon TL alacağı varsayımıyla gelirin yüzde 42 sapmayla, 1 milyar 637 milyon TL olarak bütçeye girdiğini hatırlattı. Barçın, 2024'te de yüzde 32 artışla vergi alındığını kaydetti.
Bütçe disiplini olmadığını savunan Barçın, enflasyonun yüzde 40 olduğu bir yerde ikramların yüzde 100 artmasının ekonomi yönetiminin bilinmediğini kanıtladığını belirtti.
Bilim dışı söylem ve yöntemlerin terk edilmesi gerektiğini savunan Barçın, mali disiplinle ilgili yaşanan sorunlardan örnekler verdi.
Maliye Bakanı Özdemir Berova: “Şans oyunlarıyla ilgili yasal düzenlemeyle alınan vergi 1 yılda 12 milyon dolar artışla devletin kasasına girdi”
Maliye Bakanı Özdemir Berova, bir yıllık enflasyon oranının 39,45, 6 aylık ise 18,41 olarak açıklandığına işaret ederek, kamu maaşlarının otomatiğe bağlanmasıyla 6 aylık artışın 21,60 olarak yansıdığını söyledi.
Asgari ücret üzerinden alınan ekmek sayısıyla hesaplama yapılmasını doğru bulmadığını ancak geçen yıla göre bu oranın 2 katına çıktığını belirten Berova, gününde vergi toplamada başarılı olunamadığından adaleti sağlamak adına çalışmalar yaptıklarını kaydetti.
Vergide adaletin esas olduğunu ve mümkün olan en geniş kesime ulaşabilmek için uğraş verdiklerini söyleyen Berova, otomasyon sistemiyle birlikte görünürlüğü ve denetimi artırdıklarını belirtti.
Berova, şans oyunlarıyla ilgili yasal düzenlemeyle alınan verginin 1 yılda 12 milyon dolar artışla devletin kasasına girdiğini söyledi.
Barçın: “Kumarhanelerden alınan verginin enflasyonun altında artması sorun”
CTP Milletvekili Devrim Barçın yeniden söz alarak, toplansa da toplanmasa da vergi faizi için kararnameyle af çıkarılmasının yasal olmadığını söyledi.
Barçın, kumarhanelerden alınan verginin enflasyonun altında artmasının sorun olduğu anlamına geldiğini ve bunun da rakamla alakalı olmadığını savundu. Barçın, vergi matrahlarının enflasyon oranında düzenlenip düzenlenmeyeceğini de yeniden sordu.
Milletvekilleriyle, 80 bin TL maaş alan kişinin aynı oranda vergi vermemesi gerektiğini savunan Barçın, burada ivedi bir düzenleme yapılması gerektiğini yineledi.
CTP Milletvekili Erkut Şahali: “Çoğu banka kendilerini yeni nesil yazar kasalara uyumlu hale getirmedi”
CTP Milletvekili Erkut Şahali, “Yeni nesil yazar kasalar daha önce yazamadığı neyi yazacak” başlıklı konuşmasına, kurşunlama olaylarıyla ilgili endişesini paylaşarak başladı ve Kıbrıs Türk halkının bu güvensiz ortamı hak etmediğini belirtti.
Şahali, devletin vergi veren yurttaşını değil de yükümlülüklerini yerine getirmeyenleri koruduğunu savunarak, “Böyle bir hükümet yaklaşımı olamaz” dedi.
1 Ocak 2026’dan itibaren akıllı yazar kasaların kullanımının zorunlu hale getirildiğini hatırlatarak, bu kasaların nasıl çalışacağını anlatan Şahali, bu uygulamayı kamu yararı açısından doğru bulduğunu söyledi. Denetçilerin esnaflara gitmeye başladığını ve cezai işlemlerin başlatıldığını kaydeden Şahali, çoğu bankanın kendilerini bu kasalara uyumlu hale getirmemesini eleştirdi.
Şahali, bu uygulamanın şu an sadece cihazları tedarik edenlere fayda sağladığını ileri sürerek, çalışmaların neden tamamlanmadığını sorguladı.
Erkut Şahali, iyi niyetle başlatılan bu girişimin nihayete erdirilememesinden dolayı devlet ciddiyetine yaraşır şekilde uyumlaşma tarihini ileri atması gerektiğini söyledi.
Bakan Berova: “Yeni nesil yazar kasa uygulaması birkaç ay içinde tam randımanlı çalışır hale gelecek”
Maliye Bakanı Özdemir Berova, akıllı yazar kasaların önemi ve ekonomiye kazandıracaklarını tekrarlamayacağını belirterek, bu uygulamaya ilişkin uyum süresinin 2023’de mecliste çıkarılan kararda 3 yıl olarak öngörüldüğünü hatırlattı.
Geçen süre içinde değişim oranının yüzde 30 oranında kalmasından dolayı mükelleflere son tarihi hatırlatarak, değişimi hızlandırmaya karar verdiklerini söyleyen Berova, şube bankalarının zaten sorun yaşamadığını, yerel bankalardan da sadece birinin çalışmalarını tamamlayamadığını belirtti.
Berova, yazar kasalarda ne durumda olduklarını görmek için denetim ve tespit başlatıldığını belirterek, bu uygulamanın birkaç ay içinde tam randımanlı çalışır hale geleceğini söyledi.
Demokrat Parti Milletvekili Serhat Akpınar: “YÖDAK kaybettiği itibarını yeniden kazanma çabası içerisinde”
Demokrat Parti Girne Milletvekili Serhat Akpınar, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Yüksek Öğretimin Geleceği” konulu güncel konuşmasında, KKTC’nin en büyük stratejik gücünün yükseköğretim olduğunu, devlet adına ortak bir yüksek öğretim vizyonu oluşturulması gerektiğini kaydetti.
Üniversitelerde yaşanan sorunlara değinen Akpınar, dünya üzerinde rekabet eden üniversitelerin bilgi kullanan değil bilgi üretimi yapan üniversiteler olduğuna dikkat çekerek, ülkedeki üniversitelerde de bu uygulamanın yapılması gerektiğini belirtti. KKTC yükseköğrenim vizyonunun devletin resmi stratejik programına alınması gerektiğini, YÖDAK’ın işlevliğinin artması ve araştırma merkezleri ve teknoparkların artırılması gerektiğini dile getiren Akpınar, KKTC’nin geleceğinin üniversitelerde olduğunu kaydetti.
YÖDAK’ın kaybettiği itibarını yeniden kazanma çabası içerisinde olduğunu dile getiren Akpınar, YÖDAK’ın güçlendirilmesi ve yasal mevzuatların yenilenmesi gerektiğini belirtti.
Yükseköğretimin önemini bilerek hareket edilmesi gerektiğine de vurgu yapan Akpınar, üniversitelerin ülke gelişiminde de stratejik öneminin bilinmesi gerektiğini kaydetti. Üniversitelerin dünya üniversitelerle rekabet edebilmesine imkân verilmesi gerektiğini de vurgulayan Akpınar, yükseköğretim yasasını geçirerek üniversitelerin güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
Özel üniversitelerin korunması gerektiğini vurgulayan Akpınar, özel üniversitelerin ekonomiye ve ülkeye yaptığı katkıları anlattı. Akpınar, akıl, hukuk ve vizyonla hareket edilmesi gerektiğini kaydetti.
Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu: “YÖDAK’ın kurumsallaşmasına hız verildi ve yasası da çok yakında Meclis’te olacak”
Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da söz alarak, yükseköğrenimin ülkenin en önemli alanı olduğunu kaydetti.
Yükseköğrenimin ekonomik ve ülkenin tanınması açısından da kıymetli olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, ülkenin yükseköğrenim stratejik planının üniversiteler ile birlikte yapıldığını belirtti.
Akpınar’ın “Bir üniversite 3 kıta stratejini” desteklediklerini belirten Çavuşoğlu, üniversitelerde uluslararası öğrenci ve akademisyenler açısından sıkıntı yaşanmadığını dile getirerek, ülkede üniversitelerin sorunlarının tartışılmasının doğal olduğunu fakat üniversitelerin zarar görmeyeceği şekilde konuşmalar yapılmasının önemine dikkat çekti.
Tüm üniversitelerin katıldığı ve sorunların çözümü noktasında yapılan toplantıları da anlatan Çavuşoğlu, ciddi vizyon ortaya koyarak üniversitelerde yaşanan sorunların çözümü yönünde adımlar atıldığını kaydetti.
Öğrenci adı altında ülkeye gelenlerle ilgili konuların Muhaceretin meselesi olduğunun görüldüğünü dile getiren Çavuşoğlu, bu konularda çözüm üretildiğini ve ülkede var olan sorunların da hep birlikte çözülebileceğini belirtti.
Ülkenin geleceği konusunda büyük önem taşıyan üniversitelerin korunması gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, YÖDAK’ın kurumsallaşmasına hız verildiğini ve yasasının da çok yakında Meclis’te olacağını kaydetti.
Yükseköğrenim stratejik eylem planında bu alanı güçlendirerek kurumsallaşmasını sağlamaya çalıştıklarını fakat bu konunun daha hayata geçirilmediğini dile getiren Çavuşoğlu, yükseköğrenimi, ilelebet kurumsal, şeffaf ve güçlü şekilde yönetme arzusu içinde olduklarını belirtti.
Pandemi döneminde üniversitelerin zarar görmeden geçirmesine destek verdiklerini kaydeden Çavuşoğlu, pandemi döneminde öğrencilere 8 bin 500 paket gıda yardımı yaparak öğrencilerin mağdur olmamasını sağladıklarını belirtti.
Üniversitelerin araştırmalarına da destek vermeyi planladıklarını dile getiren Çavuşoğlu, üniversitelerde teknoparklarda yapılan çalışmalar bulunduğunu ve güçlendirileceğini kaydetti.
Serhat Akpınar'ın yerinden söz alarak, YÖDAK yasasının eskiyi yenilemek mi yoksa yeni olacak şekilde mi yapılacağını sorması üzerine, Çavuşoğlu YÖDAK yasasının yeniden yapılacağını ve yakında da Meclise geleceğini kaydetti.
“40 bin yabancı ülke, 45 bin Türkiye Cumhuriyeti ve 15 bin de yerli öğrenci eğitim görüyor”
Ülkede 40 bin yabancı ülke, 45 bin Türkiye Cumhuriyeti ve 15 bin de yerli öğrencinin eğitim gördüğünü ve bunun da üniversitelerin alkışlanacağı bir rakam olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, KKTC’yi dünyaya tanıtanın yükseköğretim olduğunu belirtti.
CTP Milletvekili Fikri Toros Toros: “Döviz bazlı hizmetler hesaplanmadan enflasyonun hesaplanması çok büyük eksik ve hata”
Daha sonra CTP Girne Milletvekili Fikri Toros, “2026 Yılında Ekonomi ve Siyaset Bağının Merkezde Olduğu Riskler ve Fırsatlar” konulu güncel konuşma yaptı.
Yeni yıla belirsizliklerle girildiğini ve bu belirsizliğin yarattığı kırılgan ekonomik dengesizliği beraberinde getirdiğini dile getiren Toros, siyasi istikrar sağlanmadan ülke ekonomisinin ne kadar dayanabileceğini sordu.
Ülke ekonomisinin gerek iç gerek de dışta meydana gelen sorunlar ve hükümetin yönetimi nedeniyle sorunlar ve krizler yaşadığını kaydeden Toros, hükümetin İstatistik Kurumu'nun enflasyon hesaplarını yaparken sadece Türk lirası ile sınırlı hesap yapmasını eleştirerek, döviz bazlı hizmetlerin hesaplanmadan enflasyon hesaplanmasının çok büyük eksik ve hata olduğunu savundu.
Farklı ölçekli işletmelerin finansal sorunlarla karşı karşı olduğunu belirten Toros, bu tablo karşısında hükümetin “duyarsız” politikalarla halkın geleceğini çalmakta ısrarlı davrandığını ileri sürdü.
Kamu maliyesinin sürdürülebilir olmadığını ve birçok sorunun da yaşandığını dile getiren Toros, iç siyasette yaşananların da "kaygı verici" olduğunu söyledi.
2026 yılında ülkeyi bekleyen risklerin de küçümsenmemesi gerektiğini dile getiren Toros, enerji ve gıda fiyatlarındaki yükseliş, iklim krizi kaynaklı sebepler, kamu maliyesinde oluşan açıkların faiz yükümlülüklerinin ciddi riskler taşıdığını kaydetti.
CTP olarak hazırlanmakta olduklarını ve vizyonlarının net olduğunu dile getiren Toros, sorunların köküne inerek sorunları kökünden temizleyeceklerini ve çözümleri sağlamak için gerekli kadroları oluşturulacaklarını belirtti.
Erken seçimin artık bir seçenek olmadığını dile getiren Toros, ülkenin temiz siyaset ile yönetilmesi gerektiğini kaydetti.
CTP Milletvekili Fide Kürşat: “Ülke hayvancısının neden arpasız kaldığının açıklanması gerekiyor”
CTP İskele Milletvekili Fide Kürşat da, “Üretim Sektöründe Katlanarak Artan Sorunlar” konulu güncel konuşma yaptı.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanının yeni yıla nasıl girdiğini soran Kürşat, üretim sektörünün "mutsuz ve endişeli" olduğunun görüldüğünü kaydetti.
Arpa tedarikinde ciddi sorunlar yaşandığını ve hayvancının yeni yıla sıkıntılarla girdiğini dile getiren Kürşat, 2026 yılının sıkıntılı başladığını belirtti.
Üreticilerin arpa alımında yaşadığı sıkıntıları ve alışık olunmayan tablolarla karşılaştığını dile getiren Kürşat, ülke hayvancısının neden arpasız kaldığının açıklanması gerektiğini belirtti.
Tarım sektöründeki herkesin “ezim ezim ezildiğini” söyleyen Kürşat, küçükbaş hayvancının bala, sap, saman konusunda da ciddi sıkıntılar yaşadığını kaydetti. Arpa fiyatlarında yaşanan artıştan kaynaklanan sorunları anlatan Kürşat, üreticilerin zorla kasaplara hayvanlarını satmaya çalıştıklarını kaydetti.
Küçükbaş hayvancılığa verilecek desteğin ne olduğunu da soran Kürşat, küçükbaş hayvan üreticisine verilecek desteğin yapılıp yapılmayacağını veya maliyetinin hesaplanıp hesaplanmadığının açıklanmasını istedi.
Kaba yem desteğinin ve doğrudan gelir desteğinin maliyeti konusunda da net bilgi talep eden Kürşat, çiğ süte de yapılan iyileştirmenin yanı sıra arpa desteğinde yapılan zam ile “el elde el başta” kalındığını kaydetti.
Şap hastalığından dolayı da yaşanan sıkıntılara değinen Kürşat, ihracatçıya verilen navlun desteğinde de tekrar düzenlemeye gidileceğini düşündüğünü kaydetti. Şap hastalığıyla ilgili yapılan aşılamada büyükbaş hayvanların birinci dozunun yapılmadığını, ikinci doz aşılamanın ne zaman yapılacağını soran Kürşat, hastalıktan zarar gören hayvanların nasıl tazmin edileceği konusunda da bilgi istedi.
Narenciye üreticilerinin de sıkıntıları olduğunu aktaran Kürşat, üretimden vazgeçen üreticilerin olduğunun görüldüğünü kaydetti.
Bakan Hüseyin Çavuş: Arpada gemi yüke girdiği anda arıza meydana gelmesinden dolayı gecikmeler yaşandı. 5 bin ton ödenmiş arpa yakın zamanda gelecek”
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş da konuşmasında, 2024 yılında hibe arpa verildiğini, 2025 yılı içerisinde üreticiye arpa desteği sağlandığını dile getirerek, küçükbaş üreticiye yapılan ıslah projesiyle ilgili desteklerin de gözden kaçırılmaması gerektiğini kaydetti.
“Umutsuzluk ve ümitsizlik” konuşmasının doğru olmadığını dile getiren Çavuş, kendi dönemlerinde yapılmayanların sorumluluğunu aldıklarını fakat yaptıklarının da “yapılmadı” veya “batırıldı” gibi söylemlerle eleştirilmesinin "kabul edilemeyeceğini" kaydetti.
Üretimde duyumlarla değil gerçeklerle konuşmak gerektiğini söyleyen Çavuş, aksi takdirde üretime zarar verildiğini dile getirerek, "Yapmayın zarar veriyorsunuz” dedi.
Yapılan katkı ve ödemeleri yıllar içerisinde açıklayan Çavuş, sorunların olduğunu ve görevlerinin bu sorunları çözerek üretimin devam etmesini sağlamak olduğunu kaydetti.
Süt fiyatlarının nasıl belirlendiğini ve geçmişte yapılan açıklamaları dile getiren Çavuş, hedefledikleri her noktayı çaba göstererek yaptıkların belirtti. Sütün arttığının farkında olduklarını söyleyen Çavuş, sıkıntıların her dönemde yaşandığını ve çözümlerinin de sağlandığını kaydetti.
Arpa konusunda girdi maliyetini üzerine alan tek hükümet olduklarını dile getiren Çavuş, 2025 yılında hayvancıya bala desteğinin verildiğini ve 2026 yılında da kaba yem desteğinin verilmesi için de çalışmaların yapıldığını belirtti.
Küçükbaş hayvancılığa en büyük destek veren hükümet olduklarını ve hiç mütevazi olmayacağını dile getiren Çavuş, 2026 yılında da katkıların yeniden şekilleneceğini, hükümetin gizleyecek saklayacak bir durumu olmadığını söyledi.
Arpa konusunda eksiklik yaşandığını dile getiren Çavuş, gemi yüke girdiği anda arıza meydana gelmesinden dolayı da gecikmeler yaşandığını belirtti. Güneyden ülkeye arpa getirmediklerini dile getiren Çavuş, 5 bin ton arpanın ödenmiş olduğunu ve yakın zamanda geleceğini kaydetti.
Kasım başında kredili arpayı sıfır faiz ile açtıklarını dile getiren Çavuş, diğer üretim ürünlerde de faizleri yüzde 10’a çektiklerini, hükümetin çaba serf ettiğini ve 2026 yılında da hükümetin üzerine düşeni yapacağını belirtti.
Arpa girdi maliyeleriyle ilgili bilgi veren Çavuş, verdikleri sözleri tuttuklarını kaydetti.
CTP Milletvekili Fide Kürşat da tekrar söz alarak, Bakanın Tarım Bakanlığı ile ilgili soruların cevabını vermek durumunda olduğunu belirtti.
Bakanın sektörü nasıl yönettiği ile ilgili söylemleri görmesi gerektiğini dile getiren Kürşat, tarım sektörünün nerden nereye geldiğini, herkesin bildiğini söyledi.
Ülkede arpa tedarikinin bile yapılmadığını dile getiren Kürşat, “Hükümetin tüm yolsuzlukları ayyuka çıkmıştır. Doğru birdir yalan siyasetle bir yere gidilemez” dedi.
CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay: “Hane halkı ücret artışı elde etmeden fiyatlar arttı”
Güncel konuşmaların yapıldığı Meclis'in bugünkü oturumunda, “Çarşı, Ekonomi ve Siyaset” konulu konuşma yapan CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay, ekonomi, çarşı ve siyasetteki gelişmeleri değerlendirdi.
Ekonominin en çarpıcı noktasının dün açıklanan enflasyon oranları olduğunu kaydeden Uluçay, Venezuella ile alakalı ABD’nin hareketinden duyduğu endişeyi de dile getirdi.
KKTC’nin altı aylık enflasyon oranının yüzde 21.66 olarak açıklandığını hatırlatan Uluçay, bu rakamın maaşlara yansıyacağını kaydetti ve asgari ücretin de bu çerçevede ele alınarak belirleneceğini söyledi.
Aralık ayı enflasyonun yüzde 3.39 olduğunu ve en yüksek artışın lokanta ve oteller grubunda yaşandığını anlatan Uluçay, gıdanın ise yüzde 0.92 olarak gerçekleştiğini aktardı.
Türkiye’deki enflasyon rakamlarını da paylaşan Uluçay, Türkiye’de ortaya konan enflasyon hedefinin tutmadığını söyledi.
KKTC’de Aralık ayı enflasyonun yüzde 3.39 olduğunu yineleyen Uluçay, Temmuz ayında da Aralık ayında olduğu gibi en yüksek artışın lokanta ve oteller grubunda yaşandığını, Ağustos’ta en yüksek artışın gıda grubunda, Eylül ayında ise en yüksek artışın eğitim grubunda yaşandığını aktardı.
Satın alma gücüne olumlu yansıması açısından yapılan düzenlemelerin raf fiyatlarını artırdığını belirten Uluçay, hane halkının ücret artışını elde etmeden fiyatların arttığını vurguladı. Uluçay, birtakım desteklerin fiyat artışlarının yoğun olduğu sektörlerde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Bir süre önce Güney Kıbrıs’ta asgari ücretin 88 Euro’luk artışla bin 88 Euro’ya çıktığını aktaran Uluçay, geçen yıl Güney Kıbrıs’ta da satın alma gücünün düştüğünü belirtti.
“Uluslararası hukukun bir parçası olmak için mücadeleye devam etmeliyiz.” diyen Uluçay, adanın uluslararası hukukun parçası olmak zorunda olduğunu vurguladı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu dövizdeki çıkışa dikkat çekti
Uluçay'dan sonra söz alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu da, asgari ücret belirleme sürecinin başladığını anımsattı.
Dün İstatistik Kurumu’nun enflasyon oranını yüzde 39.45 olarak açıkladığını ifade eden Hasipoğlu, şu anda dövizde de bir çıkış olduğunu belirtti.
KKTC’de yapılacak artışla asgari ücretin, Rum tarafında uygulanan asgari ücretin üzerine çıkacağını kaydeden Hasipoğlu, hedefinin asgari ücret rakamının bir uzlaşı ile belirlenmesi olduğunu söyledi.
Geçmiş dönemlerde çıkan enflasyon oranları ile asgari ücrete yapılan artış oranlarını paylaşan Hasipoğlu, hayat pahalılığı oranının asgari ücretin belirlenmesinde önemli bir veri olduğunu ancak tek unsur olmadığını kaydetti.
CTP Milletvekili Doğuş Derya: “Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile otokratik kültür ülkeye getirildi”
CTP Milletvekili Doğuş Derya ise, “Son Siyasi Gelişmeler” konulu güncel konuşma istemiyle söz aldı.
Bugün bir araba galerisinin kurşunlandığını anımsatan Derya, “Bu kaçıncı?” diye sordu. Derya, Hükümeti organize suç örgütleri ile ilgili önlem almamakla suçladı, Başbakan Ünal Üstel’e de eleştirilerde bulundu. Derya, ABD ile Venezuela arasında yaşananlara da dikkati çekti.
"Otokratik kültürün" ülkeye de getirildiğini belirten Derya, Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile ilgili ciddi endişeler bulunduğunu, Kıbrıs Türk medyasının ve bireylerin ifade özgürlüğünün risk altına girdiği bazı düzenlemeler olduğunu kaydetti. Derya, bu değişikliklerin “copy-paste” olarak gelmiş olabileceği ihtimalini de dile getirdi.
CTP Milletvekili Sami Özuslu: "Barolar Birliği’nin onayı var mı?" sorusunu sordu; Bakan Oğuzhan Hasipoğlu: “Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile ilgili Barolar Birliği ile istişare yaptık” dedi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu yeniden söz alarak eleştirilere yanıt verdi.
Ceza Yasası’nda tutukluluk hallerinde hücrelerin daha iyi bir hal alması, teminat şartlarında iyileştirmelerin olması, mahkemeye çıkarılan zanlıların fotoğraf ve isimlerinin yayımlanmaması, elektronik kelepçe uygulanması getirilmesi gibi konularda düzenlemeye gidildiğini anlatan Hasipoğlu, ifade özgürlüğünün kendileri için de son derece önemli olduğunu vurguladı.
2020 yılında belli gruplara yönelik nefret söylemi düzenlemesinin yapıldığını kaydeden Hasipoğlu, vatandaşa yönelik nefret söylemi için de bir düzenleme olacağını belirtti.
Yerinden söz alan CTP Milletvekili Sami Özuslu da, öngörülen cezaların basın, ifade ve düşünce özgürlüğünü tehdit ettiğini ifade ederek, Ceza Yasası’ndaki sıkıntılarla ilgili Barolar Birliği’nin onayı olup olmadığını sordu.
Bakan Hasipoğlu ise, “Onayı vardır demedim. İstişare yaptık.” dedi.
Doğuş Derya: “Bir siyasi bir suç işlemişse bununla ilgili bir vatandaşın veya gazetecinin yorum yapması nefret suçu değildir”
Yeniden söz alan CTP Milletvekili Doğuş Derya, nefret söylemi suçunun bir grubu aşağılayan, hedef haline getiren bir suç olduğunu kaydetti. Derya, bir siyasi bir suç işlemişse bununla ilgili bir vatandaşın veya gazetecinin yorum yapmasının nefret suçu olmadığını vurguladı. Derya, ifade özgürlüğü ile nefret söyleminin birbiriyle karıştırılmamasını istedi.
Derya, altı ayda bir başbakan, bakanlar ve milletvekillerinin mal varlıklarını kamuoyuna açıklamasına yönelik düzenleme yapılması çağrısında da bulundu.
UBP’nin demokrasi ile ilgili bir gailesi olmadığını savunan Derya, hükümeti istifaya çağırdı.
CTP Milletvekili Biray Hamzaoğulları: Döviz kurunun değişmesi sebebiyle kayıp yükseldi”
Meclis Genel Kurulu’nda “2024 yılının Eylül ayından günümüze kadar küçükbaş üreticileri ve toplu taşımacılık yapanların sıkıntıları” konulu son konuşmayı yapan CTP Milletvekili Biray Hamzaoğulları, hükümeti eleştirdi ve erken seçim çağrısı yaptı.
Öğrenci taşımacılığında ve küçükbaş hayvancılıkta gelir kaybı yaşandığını belirten Hamzaoğulları, taşımacılıkta yılda bir kez ödeme yapıldığı için, döviz kurunun değişmesi sebebiyle kaybın yükseldiğini söyledi.
Tarım Bakanlığı’nın, hayvancılar ve üreticilerle istişare yaparak, bala ile silaj temini konusunda karar üretmesi gerektiğini kaydeden Hamzaoğulları, arpa temini ve kredili arpa alımı konusunda hükümetin herhangi bir çalışması olup olmadığını sordu.
Konuşmaların ardından Meclis Genel Kurulu bugünkü çalışmalarını tamamladı.
Meclis’in bir sonraki toplantısı 12 Ocak Pazartesi saat 10.00’da yapılacak.











Yorumunuz