Özel Haber

Halil Falyalı ve diğer zanlıların kefilleri dikkat çekti

Les Ambassadeurs Hotel, Casino and Marina'da darp, soygun ve sirkat davasına yönelik teminat duruşmasında kefiller ve diğer bazı ayrıntılar dikkat çekiciydi.

Les Ambassadeurs Hotel, Casino and Marina'da darp, soygun ve sirkat davasına yönelik olarak yargıdan kaçma ihtimalleri değerlendirilerek, hükümsüz tutuklu olarak 70 gün Merkezi Cezaevi’ne gönderilmelerine karar verilen Les Ambassadeurs Hotel, Casino and Marina’nın sahibi ve direktörü Halil Falyalı, otelin casinosunun müdürü Hakan Atıcı, Halil Falyalı’nın ‘güvenlik asistanı’ Türkistan Gülce ve casinonun kasa sorumlusu Serkan Bayar’ın teminat duruşmasında yaşananları aktarmaya devam ediyoruz.

Casinoda kasiyer olarak çalıştığı sırada eziyet görerek, ağır şekilde darp edildiği ve soyguna uğradığı ileri sürülen, casinodan 140 bin dolar çaldığını kabul eden ve sirkat suçlamasıyla cezaevine gönderilen Turgut Katırcı’nın Polis’e verdiği ifade doğrultusunda aranan ancak günler sonra 14 Ekim’de Polis'e teslim olan ve 4 gün tutuklu kalmalarının ardından cezaevine gönderilen zanlı 1 Halil Falyalı şahadetinin devamında, hırsızlık yapan kişiyi, zanlı 2 casino müdürü Hakan Atıcı ve zanlı 4 casino kasa sorumlusu Serkan Bayar’ın yanına getirdiğini ve kendisine ‘hırsızlık olayı var’ dediklerini, Serkan Bayar’ın 140 bin dolar civarında bir rakamın çalındığını söylediğini beyan etti. 

Zanlı 1 Halil Falyalı zanlılar Atıcı ve Bayar’a Katırcı için ‘Polis’i çağırın, Polis’e teslim edin’ dediğini, Polis’in yaptığı tahkikatta çalınan rakamın 2 milyon 200 bin TL olduğunu söylediğini belirtti ve kimseye başka bir talimat vermediğini ileri sürdü. Falyalı gece 24:00’de evine polislerin geldiğini, kaçtığının iddia edildiğini fakat hiçbir yere kaçmadığını, Polis’in tahkikatını bitirip gerçeklerin ortaya çıkmasını beklediğini, mal varlığı ve işleri ortadayken adadan kaçmayacağını öne sürdü. 

Hırsızlık olayı ilk duyulduğunda şirketinin emlak bölümünde çalışan İbrahim Tokan’nın da ‘çocuğu Polis’e teslim edin' dediğini teyit ettiğini ileri süren Zanlı 1 Falyalı sonradan yaşananlara dair hiçbir bilgisi olmadığını iddia etti. 

Zanlı 1 Falyalı: ‘300-400 milyon dolar servetime karşılık 1,5 milyon TL kadar borcum var’

Savcılıksa müştekinin 140 bin dolardan daha az çaldığını beyan ettiğini, zanlı 1 Halil Falyalı’nın müşteki Turgut Katırcı’yı darp ettiğini, bıçak göstererek ‘keserim seni’ dediğini söyledi ve zanlı Falyalı iddiaları reddetti. Savcı Aysın Bilgin’in İbrahim Tokan’ı ne kadar zamandır tanıdığı sorusuna karşılık zanlı 1 ’bizim şirkette çalışıyor’ dedi. Turgut Katırcı’yı da eşini de tanımadığını, onlara müdahale etmesinin de söz konusu olamayacağını ileri süren zanlı Halil Falyalı, Savcılığın bir başka sorusu üzerine 300-400 milyon dolar servetine karşılık çoğu casinoda dönen paralarla ilgili 1.5 milyon TL kadar borcu olduğunu, yurt dışına kaçıp hayatını orada kurmayacağını, bu toplumda para kazandığını ve burayı sevdiğini söyledi.

Savcı’nın ‘Masumsan neden kaçtın? Neden Polis’e hemen gidip teslim olmadın?’ şeklindeki sorusuna cevaben zanlı 1 Halil Falyalı, Polis’in kendisini almaya geldiğinde Polis’e ertesi gün geleceğini söylediğini ancak Polis’in kendisine ‘biz sizi bu akşam alacağız’ dediğini, ertesi gün evinin etrafında 4 tane, ailesinin evinin önünde 3 tane polis arabasının beklediğini, çiftliğe de polislerin gönderildiğini, bu arada olayın aydınlanmasını beklediklerini, Polis’in tahkikatında gerçeğin ortaya çıkmasından sonra teslim olmayı düşündüklerini ileri sürdü. 

Polis’den kaçmadığını, Polis’e ve Mahkeme’ye saygı duyduğunu, adalete güveninin tam olduğunu söyleyen Falyalı’ya Savcılık birçok sabıkası olduğunu, suç işlemeye temayül gösterdiğini beyan etti. Falyalı ciddi sabıkası olmadığını ileri sürerek, ‘vahim zarar yıllar önceydi’ dedi.

Zanlı 2 casino müdürü: ‘Ayda 20-25 bin dolar maaş alıyorum’

Zanlı 2 casino müdürü Hakan Atıcı, 1998’den beri 23 yıldır Kıbrıs’ta yaşadığını, Adana-Osmaniye doğumlu olduğunu, Kaya Artemis’de 6 yıl; Jasmine Court’da 8 sene; Cratos’da 2,5 yıl, Elexus’da 1 yıl, son olarak da Les Ambassadeurs’da son 4 yıldır çalıştığını, 25 yıldır evli ve yeni hukuk fakültesini bitiren bir oğlu olduğunu ve ayda 20-25 bin dolar maaş aldığını beyan etti. Zanlı 2 Atıcı kendisine casinoda hırsızlık vakasının yaşandığının bildirildiğini, kasa bilgisayarından çalınan parayı hesaplamak üzere gereken bilgileri aldığını, hırsızlık yapan şahsın suçunu kabul ettiğini, olayını kendisini aştığını ve ‘patrona söylemesi gerektiği’ni düşündüğünü ileri sürdü. 

Patronları zanlı 1 Falyalı’nın ofisine zanlı 4 kasa sorumlusu Serkan Bayar ile gittiklerinde patronunun misafirleri olduğu gerekçesi ile kendilerine ‘sonra gelin’ dediğini, sonra patronlarına gittiklerini, çalınan paranın 1 milyon 480 bin TL olarak hesapladıklarını, zanlı 4 Serkan Bayar’ın hırsızlıkla suçlanan şahıs Turgut Katırcı için otel açıldığı günden beri kasada çalıştığını söylediğini, zanlı 1 Falyalı’nın ‘insan yemek yediği tasa pisler mi? Ayıp değil mi? Midem bulanıyor Hakan Bey, Polis’e teslim edin’ dediğini ileri sürdü. 

Zanlı 2 Hakan Atıcı bu suçu işleyenin yalnız olmadığını, suç ortakları olduğuna inandığını, ortağının bir müşteri olduğunu düşündüğünü, ‘Halil Bey’in ofisinin iç odasında’ zanlı 4 Bayar ile İbrahim Tokan Bey’in de olduğunu, zanlı 1 Falyalı’nın ‘Polis’e götürün’ dediğini onların da duyduğunu iddia eden Hakan Atıcı, odadan zanlı 4 Serkan Bayar ile ayrılıp aşağıya indiklerini, güvenlik müdürü Sedat Aktaş ve zanlı 3 Türkistan Gülce ile karşılaştıklarını, ‘şahsın Türkistan Bey’e abi beni Polis’e vermeyin’ dediğini duyduğunu, Sedat Aktaş’ın şahıs için ‘hemşehrimdir’ dediğini, kendisinin de cevaben ‘beni ilgilendirmez. Polis’e götürün’ dediğini, sonrasında işlerine baktığını, senetlerin hazırlanmasına onay vermediğini, senetleri Turgut Katırcı’ya yardımcı olmak üzere zanlı 3 Türkistan Gülce’nin zanlı 4 Serkan Bayar’a hazırlattığını, ne kendisinin ne de patronu zanlı 1 Halil Falyalı’nın senetlerden haberi olmadığını ileri sürdü. 

Polis’in kendisini telefonla aramadığını, kapısına gelmediğini ancak eski evine gittiğini, bu süre içerisinde avukatlara danıştığını, avukatını ayarladığını, masum olduğunu, Katırcı’yı tanıdığını ama eşini tanımadığını, onlara müdahale etmesinin söz konusu olamayacağını çünkü öyle ‘bir kudreti, gücü olmadığı’nı, kanunlara saygılı olduğunu, sabıka kaydındaki tek suçun seferberliğe gitmemek olduğunu, onda da tebligatı görmediği için gitmediğini ve trafik suçunun bile olmadığını ileri sürdü.

Zanlı 3 konumundaki Türkistan Gülce ise -tutuklu olarak yargılanmayı bekleyen- casinonun güvenlik müdürü Sedat Aktaş’ın yanında Turgut Katırcı’yı gördüğünü, Katırcı’nın ağladığını, Sedat Aktaş’ın Katırcı’nın hemşehrisi olduğunu ve yardımcı olmasını istediğini, Katırcı’nın kendisine ‘beni Polis’e vermeyin’ dediğini, arabaları olduğunu söylediğini ve ‘noter ayarlayıp arabaları vereyim’ dediğini, boş kağıt imzalamayı teklif ettiğini, kendisinin de ‘boş kağıt olmaz senet olsun’ dediğini, Sedat Aktaş’dan zanlı 4 Serkan Bayar’a kendisine ulaşmasını istediğini, Katırcı’nın arabası için vekil tayin edildiğini ancak arabayı üzerine geçirmediğini öne sürdü. 

Zanlı 3 Türkistan Gülce: ‘Yetimhanede büyüdüm, annemi babamı tanımıyorum’

Zanlı 3 Türkistan Gülce yetim olduğunu, Kıbrıs’ta doğduğunu sonra Türkiye’ye ‘yetimhaneye gönderildiğini, Adana Seyhan Yetiştirme Yurdu’nda büyüdüğü’nü, 1998’de adaya geldiğini, ‘Halil Bey’in kendisini evlendirdiği’ni, 8 yıldır zanlı 1 Falyalı’nın yanında çalıştığını, Türkiye’de hiçbir akrabası olmadığını, Türkiye’de hiç kimsesinin olmadığını, Kıbrıs’ta kirada oturduğunu, eşinin de bir şirketlerinde yönetici olarak çalıştığını, 4 yaşında çocuğu olduğunu, gençlik döneminde sabıkalarının olduğunu ancak 10 yıldır sabıkası olmadığını söyledi. Arandığını eşinin basından öğrenerek kendisine söylediğini, korktuğunu, Polis’in kendisini telefonla aramadığını, Polislerin eve gelmelerini beklediğini, bu arada korktuğu için evindeki senetleri yırtıp tuvalete attığını, zanlı 1 Halil Falyalı ile arada hiç görüşmediğini, denk gelmediğini, Katırcı’nın kendi rızasıyla senetleri imzaladığını iddia etti. Savcılık ise müşteki Katırcı’nın zanlı 3 Gülce’ye ‘beni kurtar’ demediğini kaydetti.

Zanlı 4 Serkan Bayar ise Les Ambassadeurs Hotel, Casino and Marina'da kasa sorumlusu olarak 2 yıldır çalıştığını, KKTC’ye 21 yıl önce geldiğini, Adana doğumlu olduğunu, 4-5 yıl kadar önce vatandaş olduğunu, eşinin bir başka otelde çalıştığını, 12 yaşında kızları olduğunu, biri eşinin üzerine, diğeri halen borçları ödenmekte olan 2 tane evleri olduğunu, Katırcı’nın hırsızlık yaptığını kendisine bir başka personelinin söylediğini, durumu casino müdürü Hakan Atıcı’ya ilettiğini, Katırcı’yı da alıp Hakan Atıcı ile birlikte Zanlı 1 Falyalı’nın ofisine gittiklerini, ofisin içindeki iç odada çalınan parayı hesapladığını ve miktarı 1 milyon 275 bin olarak bulduğunu ve Katırcı’nın suçunu kabul ettiğini ileri sürdü. 

Zanlı 1 Falyalı’nın yanında İbrahim Tokan’nın da olduğunu, aradan zaman geçtikten sonra zanlı 3 Türkistan Gülce’yi, zanlı 2 Hakan Atıcı’yı ve Katırcı’yı gördüğünü, Türkistan Gülce’nin kendisinden senet koçanlarını kasadan getirmesini istediğini, Gülce yetkili olduğu için 14 adet 10 bin dolarlık senet hazırladığını, senetleri masaya bıraktığını, senetleri Katırcı’nın imzaladığını ve Türkistan Gülce’nin senetleri aldığını ileri sürdü. Katırcı’nın telefonundan hesabındaki paraları Turgut Katırcı’nın kendisinin transfer ettiğini, Polis’in kendisini aradığından bile haberli olmadığını, kendi isminin hiçbir yerde geçmediğini öne sürdü. 

Zanlı 4 Bayar: ‘Çalıştığımız bankaların da haberi yoktu: İktisat Bankası ve Capital Bank’dan ödemeler için arandım’

Zanlı 4 Bayar, 14 Ekim Perşembe günü teslim olduğunu, 1 hafta boyunca her gece evinde olduğunu, Polis’in kendisini aramadığını, arkadaşlarıyla bir akşam dışarıya çıktığını, kızıyla bowling oynamaya gittiklerini, dışarıda spor yaptıklarını ve hiçbir şeyden haberi olmadığını, kendisine kasa görevlisi olduğu için çalıştıkları bankalar İktisat Bankası’ndan ve Capital Bank’dan ödemeler için ulaşıldığını şahadet olarak verdi. Zanlı 4 Bayar, zanlı 1 Falyalı’nın ‘her şeyini alın’ diye bir talimat verdiğini duymadığını, senetlere sadece kendisinin rakamları yazdığını, senetleri ‘Türkistan Bey’in talimatı ile hazırladığı’nı, otelde Turgut Katırcı’nın senetleri imzaladığını, para transferleri yaparken Turgut Katırcı’nın yanında olduğunu ve Katırcı’nın transferleri telefonundan kendisinin yaptığını, kendisinin ve ailesinden kimsenin sabıkası olmadığını yineledi.

Zanlı 1 Falyalı’nın kefilleri
Marmo Mermer’in sahibi Ali Yücel Pehlivan; 
Üniversite ve otel sahibi Ömer Gültekin; 
İŞAD Başkanı Enver Mamülcü; 
Northerland Construction’dan Çağrı Aktuğ; 
Henry Charles emlak şirketinin sahiplerinden Ediz Aygın; 
Sema İçkileri’nin direktörü Atilla Süren; 
Ramsey, Armani mağazalarının sahibi Esin Esmen

Duruşmanın bir sonraki safhasında zanlıların kefilleri şahadet verdi. Zanlı 1 Halil Falyalı’nın ilk kefili Marmo Mermer Sanayi şirketinin sahibi Ali Yücel Pehlivan, 35 yıldır mimar olduğunu, otellere, villalara mermer, granit yaptığını, zanlı 1 Falyalı’yı 30 yıldır çok iyi tanıdığını söyledi.

Zanlı 1 Falyalı’nın ikinci kefili Ömer Gültekin, Güzelyurt’ta bir üniversite sahibi olduğunu, Girne’de bir otelin sahibi olduğunu, 25 senedir zanlının aile dostu olduğunu ifade etti. Gültekin’nin kefaleti resmi tatil olması ve elinde evrakların orijinali olmadığı gerekçesi ile geri çekildi.

Zanlı Halil Falyalı’nın üçüncü kefili ise Mamülcüoğlu Pasta-Gıda’nın ortağı ve Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği’nin (İŞAD) Başkanı Enver Mamülcü idi. Zanlı 1’in muteber bir iş insanı olduğunu, eşinin babasını ve eşini daha önceden tanıdığını, Falyalı’yı ise 12 senedir tanıdığını kaydetti.

Zanlı 1’in dördüncü kefili ise Northerland Construction’dan Çağrı Aktuğ idi. Aktuğ zanlı 1 Halil Falyalı’yı küçüklüğünden beri tanıdığını, inşaat işinde ve kiralık arabalarının kontrolünde şirketlerinden hizmet aldığını söyledi.

Zanlı 1’in beşinci kefili emlak şirketi Henry Charles’in sahibi ve direktörlerinden Ediz Aygın ise zanlı Falyalı’yı 20 senedir tanıdıklarını, aile dostları olduğunu ifade etti.

Zanlı 1’in altıncı kefili, Sema İçkileri’nin direktörü Atilla Süren çocukluklarından bu yana Falyalı ile arkadaş olduklarını, Kıbrıs’ta bütün otellere hizmet verdiği gibi zanlı 1’in otelinin de müşterilerinden biri olduğunu, Falyalı’nın ‘kovsalar kaçmayacağı’nı, ‘kaçsa da teminatı ödeyerek helal edeceği’ni söyledi.

Zanlı 1 Falyalı’nın son kefili ise Ramsey, Armani mağazalarının sahibi Esin Esmen’di. Esmen zanlı 1’in eşinin arkadaşı olduğunu ifade etti.

Zanlı 3 Gülce’ye Falyalı’nın kardeşi Hüsnü Falyalı’nın kayınpederi Veleddin Öztürk kefil oldu

Zanlı 3 Türkistan Gülce’nin kefilleri ise müteahhit Demir Ali ve Girne Vergi Dairesi eski müdürü Veleddin Öztürk oldu. Veleddin Öztürk, Savcı Aysın Bilgin’nin zanlı 1 Halil Falyalı’nın kardeşi ile akrabalık bağlarını sorması üzerine Öztürk, Zanlı 1 Falyalı’nın kardeşi Hüsnü Falyalı’nın damadı olduğunu söyledi. Zanlı Gülce’nin kendi işyerlerinde güvenliğe baktığını ve 2017’den bu yana zanlıyı tanıdığını ifade etti.

Zanlı 2 Atıcı’ya Hüsnü Falyalı’nın kayınbiraderi Mustafa Öztürk kefil oldu

Zanlı 2 Hakan Atıcı’nın iki kefilinden biri Kaya Grubu'nda yöneticilik yaptığını söyleyen yabancı kökenli bir kişi ile zanlı 1 Falyalı’nın kardeşi Hüsnü Falyalı’nın kayınbiraderi, aynı zamanda Zanlı 3 Türkistan Gülce’nin kefili Veleddin Öztürk’ün oğlu Mustafa Öztürk’tü. Öztürk Musmer Trading’in sahibi olduğunu, zanlı Hakan Atıcı’yı 20 yıldır tanıdığını, 2000’li yıllarda Jasmine Court Otel’de staj yaparken zanlı Atıcı’nın slot müdürü olduğunu beyan etti.

Zanlı 4 Serkan Bayar’a aile dostları Fatma Şahin kefil oldu.

Duruşma avukatların ve Savcılığın hitabı ile devam etti.

Avukat Şener: 'Asıl mağdur taraf zanlılardır'

Zanlı 2 Atıcı’nın avukatı Mustafa Şener, ortada bir suç varsa polisin bir delil bulması gerektiğini, müştekinin ifadesini teyit eden başka bir ifade olmadığını, ifadesinin diğer ifadelerle çeliştiğini ileri sürdü ve kişinin özgürlüğünün esas olduğunu savundu. Şikâyeti yapan kişinin sabıka kaydı olup olmadığının araştırılmadığını, asıl mağdur tarafın zanlılar olduğunu ileri süren Şener, ithamı destekleyen hiçbir şahadet olmadığını iddia etti.

Avukat Asena: 'Sansasyonla büyük bir işadamı olan zanlı 1’in itibarı sarsıldı'

Zanlı 1, 3 ve 4’ün avukatı Mustafa Asena ise adam kaçırma gibi Ağır Cezalık suçların itham edildiğini, itham etmenin Polis’in ve Savcılığın elinde olduğunu ancak ‘abartılı ithamlar yapıldığı’nı, ‘sansasyonla büyük bir işadamı zanlı 1’in itibarının sarsıldığı’nı, ithamları yapanın sadece müşteki olduğunu ve müştekinin de zanlı 1’in casinosundan 2 milyon TL çalan, ‘kötü karakter’ sahibi biri olduğunu ileri sürdü ve 'kötü karakterli bir kişinin şahadeti kabul edilebilir bir şahadet değildir' iddiasında bulundu.

Savcı Bilgin: 'Uzun süre hapis cezası alma ihtimali yargıdan kaçma ihtimalini artırır'

Savcılık ise müşteki dışında müştekinin eşinin de şahadeti olduğunu, senetlerin yırtılıp atıldığını, alıkonan arabaların bulunduğu noktaların zanlı 1’in işletmelerine ait olduğunu, zanlı 4 tarafından müştekinin paralarının gönderildiğini, zanlıların salt KKTC vatandaşı olmalarının yargılanma sırasında hazır olacakları anlamına gelemeyeceğini, uzun süre hapis cezası alma ihtimalinin yargıdan kaçma ihtimalini artırdığını bazı Mahkeme kararlarına atıfta bulunarak aktardı. Savcı, zanlı 1 aleyhine Mahkeme emrine riayetsizlik ettiğine dair 6 karar olduğunu, 2021’de zanlı 1 hakkında sokağa çıkma yasağını ihlalden derdest emri bulunduğunu, zanlıların serbest kalmaları durumunda yeni bir suç işleyebileceklerini, zanlıların yargılanmayı tutuklu beklemesi talep edilirken kimsenin kişisel ve sosyal durumuna göre değerlendirme yapılamayacağını kaydetti.

Yargıç Hazan Aksun’un kararındaki bulgular

Duruşmanın bitmesinin ardından 2 saat sonra kararını okuyan Girne Kaza Mahkemesi Yargıcı Hazan Aksun, bir zanlının davası görüşülünceye kadar tutuklu kalması gerekip gerekmediği hususu incelenirken bazı kriterlere bakmak gerektiğini, bu kriterlerin ithamın içeriği, ithamı destekleyen şahadetin içeriği, verilecek cezanın ağırlığı ve kefil olarak gösterilenlerin müstakil olup olmadıkları veya sanık tarafından tazmin edilip edilmedikleri olduğunu vurguladı. 

Yargıç Hazan Aksun, yapılan ithamlarda soygun suçunun bulunduğunu ve bu hususun bile suçun ne kadar ağır olduğunu gösterdiğini, müştekinin müstahdem tarafından sirkat suçu işleyip işlemediği bilinmezken müştekinin ‘bad character’ (‘kötü karakter’) sahibi olup olmadığının ilan edilemeyeceğini ve bu nedenle şahadetini geçersiz veya güvenilir/güvenilmez bulmadığını kaydetti. 

Yargılama safhasında değil, teminat safhasında olan meselede suçun işlenip işlenmediğine değil, ithamın olup olmadığına ve ithamı destekleyen şahadet olup olmadığına göre değerlendirilme yapılması gereğine dikkati çeken Yargıç Hazan Aksun, zanlı 2, zanlı 3 ve zanlı 4’ün zanlı 1’in çalışanları olduğu, zanlı 1’in kamera kayıtları olduğu, müştekinin araçlarına dair vekaletname alındığı, zanlı 3’ün bunu kabul ettiği, bir aracın zanlı 1’in müstahdemi olan zanlı 3’e devredildiği, borç senetlerinin zanlı 1 lehine olduğu, müştekiye ait araçların zanlı 1’e ait işletmelerde park halinde bulunduğu tespitlerini yaptı.

Yargıç, kamera görüntülerinin, senetlerin, hesaplara aktarılan meblağların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, huzurundaki meselede zanlıları suça bağlayan, ithamı destekleyen şahadet olduğuna bulgu yaptı. 

Kefillerin zanlıların hangi suçlarla itham edildiklerini bilmediklerini ancak bilmelerinin ideal olduğunu kaydeden Yargıç Hazan Aksun, zanlıların Polis’e hemen teslim olmamalarının inandırıcılıklarını zayıflattığını, zanlılar aleyhine şüphe yarattığını bulgularına ekledi. 

Zanlı 1’in aile bağlarını ve mal varlığını geride bırakıp adaletten kaçamayacağını ve diğer zanlıların da kaçmayacağını söylemenin mümkün olmadığını vurgulayan Yargıç Hazan Aksun, kamu faydasını de dikkate alarak tüm zanlıların 70 günü aşmayacak sürede, yargılanmayı beklemeleri için Merkezi Cezaevi’ne gönderilmelerine emir verdi.

Bu haberle ilgili herhangi başka bir bilgi ve/veya belgeye sahipseniz Mikro-Makro’ya [email protected]’den veya +90 533 852 60 63’den ulaşabilirsiniz.
:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın