Solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle 6 Ocak 2026'dan beri Lefkoşa Genel Hastanesi'nde tedavi gören Kıbrıs Cumhuriyeti eski başkanlarından Yorgos Vassiliou, 94 yaşında, salı gecesi hayatını kaybetmişti. Eski liderin cenaze töreni 17 Ocak 2026 Cumartesi günü yapılacak.
Kıbrıs Rum basınında yapılan değerlendirmelere göre Vassiliou'nun 5 yıllık görev süresi boyunca en belirgin özelliği, kararları derhal almasıydı. 2013’de Atina Haber Ajansı’na “Karar almanın ertelenmesi daha kötü bir sonuca götürür. Bunu da Macaristan’dayken öğrendim; çünkü orada ben eğitim görürken, kararları ne kadar geciktirdilerse, sonunda Macar ayaklanmasına sürüklendik ve bunun halk için nihayetinde trajik sonuçları oldu. Bu nedenle Kıbrıs sorununun çözümü konusunda da ısrarcıydım ve görev sürem boyunca yoğun görüşmeler yapılıyordu” demişti.
“Dün bile geç kalmıştık; derhal çözüm”
Zaten Kıbrıs sorunu için “Dün bile geç kalmıştık; derhal çözüm” ifadesi de, Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunduğu dönemde tarihe geçen bir sözdü.
Britanya’ya yaptığı ilk ziyarette, İngiltere eski başbakanı Margaret Thatcher’la görüştükten sonra bir gazeteci, Kıbrıslı Rumların bir uzlaşmaya ilgi duymadığını öne sürmüştü. Bu da meşhur sözün ortaya çıkmasına yol açtı. Vassiliou, bu ifadeyi 2020 yılında Kathimerini’ye verdiği bir röportajda, Kıbrıs’ın müzakerelere bağlılığını ve yerel kamuoyunun bunu bütünüyle destekleyip desteklemediğinden bağımsız olarak bir çözüme duyulan ihtiyacı vurgulamanın bir yolu olarak kullandığını açıklamıştı.
Tıptan ekonomiye
20 Mayıs 1931’de Mağusa’da doğan Yorgos Vassiliou, sol görüşlü aktivist ve göz doktoru Vassos Vassiliou ile diş hekimi Fofo Vassiliou’nun oğluydu. Aile, savaş nedeniyle 1941’de mülteci durumuna düşmeden önce, on yaşına kadar Yunanistan’da büyüdü. Baf ve Limasol’daki okullarda eğitim gördü, Larnaka’daki American Academy’de bir yıl geçirdi ve ardından tıp okumak için Cenevre’ye gitti. Savaş sırasında doktor olarak gönüllü çalışan babasına yardımcı olabilmek için eğitimine ara verdi.
Önce Viyana’ya, daha sonra Budapeşte’ye taşındı; burada bir fabrikada torna operatörü olarak çalıştı. Üretim süreçlerine duyduğu ilgi nedeniyle burs kazandı ve eğitim alanını ekonomi olarak değiştirdi; sonunda doktorasını tamamladı. Birleşik Krallık’ta Reed Paper Group’ta ekonomist ve piyasa araştırmacısı olarak çalıştı. 1962’de Kıbrıs’a döndü ve Middle East Research Centre’ı (Orta Doğu Araştırma Merkezi, KEMA) kurdu. KEMA, on bir ülkede ofisleri bulunan büyük bir araştırma ve danışmanlık kuruluşuna dönüştü. Vassiliou, 1988’de Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı seçilene kadar kurumun başkanlığını ve genel direktörlüğünü yürüttü.
Cumhurbaşkanlığı ve Gali Fikirleri
Vassiliou, Kıbrıs’a döndükten sonra herhangi bir siyasi partiye resmen katılmadan, kamusal yaşamda aktif bir rol üstlendi. Lefkoşa Ticaret Odası’nın başkan yardımcılığını yaptı, Otomatik Endeksleme (ATA) komitesinde görev aldı, Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası icra komitesi üyeliği yaptı; Devlet Sergiler Kurumu ile Bank of Cyprus bünyesinde çeşitli görevler üstlendi. Ekonomik, sosyal ve siyasi gelişmelere ilişkin konferans ve seminerlere katıldı.
1988’de bağımsız aday olarak seçimlere girdi, AKEL’in desteğini aldı ve Kıbrıs’ın üçüncü Cumhurbaşkanı seçildi. Kıbrıs sorunundaki uzun süren tıkanıklık, onu aktif bir uluslararası kampanya yürütmeye yöneltti. Ülke içinde Ulusal Konsey’i yeniden yapılandırdı ve siyasi güçlerin desteklediği federal çözüm için bir çerçeve oluştururken, BM öncülüğündeki müzakereleri de yeniden canlandırdı. Dönüm noktası, Butros Gali’nin BM Genel Sekreteri olarak atanmasıyla yaşandı. Vassiliou’nun uluslararası düzeyde yürüttüğü bu seferberlik sayesinde Gali, 1992’de ilk kez Kıbrıs sorununun tam çözümüne yönelik kapsamlı bir fikirler dizisini ortaya koyabildi.
Politis yazarı Michalis Stavrou’nun iddialarına göre “O sonbahar New York’ta, Güzelyurt’un, Mağusa’nın ve Mesarya’daki büyük köylerin iadesi de dahil olmak üzere Kıbrıs sorununun tüm yönleri ele alındı; ancak müzakereler Türkiye tarafından engellendi.” Güney Kıbrıs içinde ise DİSİ, DİKO, EDEK ve Kilise dahil çeşitli siyasi güçler Gali planına karşı çıktı ve bu durum 1993 cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucunu etkiledi. İkinci turda Vassiliou, yüzde 50,3 oyla kazanan Glafkos Klerides karşısında yüzde 49,6 oranında az bir oy farkıyla seçimi kaybetti.
Sağlıklı maliye
Vassiliou önemli reformlar hayata geçirdi. Yeni vergi reformu, kamu maliyesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmasını ve ekonomik büyümeyi güvence altına aldı. Radyo ve televizyondaki devlet tekelinin sona erdirilmesini savundu ve bunun sonucunda Kilise’ye ait ilk özel kanal olan Logos, 1992’de yayına başladı. Kıbrıs Üniversitesi, itirazlara rağmen 1992’de kuruldu ve Vassiliou bunu kendi en büyük başarısı olarak görüyordu. Ayrıca güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği üyeliğinin temelini attı.
Onun cumhurbaşkanlığı döneminde güney Kıbrıs, AB’ye üyelik başvurusunda bulundu; daha sonra Cumhurbaşkanı Klerides döneminde ise Vassiliou, üyelik müzakerelerini yürüten heyetin başkanlığını yaptı ve AB müktesebatına uyum sürecini yönetti. Bu çalışmaları nedeniyle Ekim 2002’de, ülkenin en yüksek nişanı olan Kıbrıs Cumhuriyeti Liyakat Nişanı, Büyük Haç Nişanı ile onurlandırıldı.
Özgür Demokratlar Hareketi ve milletvekilliği
Cumhurbaşkanlığından ayrıldıktan sonra da siyasette aktif olmaya devam etti. 1993 yılında Özgür Demokratlar Hareketi’ni kurdu ve bu hareket ilk kez Mayıs 1996’da yapılan parlamento seçimlerine katıldı. Hareket daha sonra ADISOK ile birleşerek Birleşik Demokratlar Partisi’ni (EDİ) oluşturdu. Vassiliou, partinin fahri başkanı olarak görev yaptı ve 6 Haziran 1996’dan 31 Haziran 1999’a kadar Lefkoşa milletvekili seçildi.
Vassiliou’nun öne çıkan sözlerinden bazıları:
►“Ne yazık ki Kıbrıs’ta bazıları, Crans Montana’da kaybedilen tarihi fırsatta olduğu gibi, ülke için değil kendi çıkarları için hareket etti.”
►“Kıbrıs ile Türkiye arasında bir anlaşma olmadan çözüm yoktur. Türklerin yaptığı yanlışlardan söz etmek, doğru olsa bile, hiçbir şey kazandırmaz. Nihai bir anlaşma gereklidir.”
►“Görev sürem boyunca çok şey başardım. 789 sayılı kararı [Birleşmiş Milletler’in 25 Kasım 1992’de aldığı Kıbrıs sorununda taraflarca güven artıcı önlemlerin uygulanması kararı] nasıl aldık? Sürekli mücadele ettim, ama ilerleme bir gecede olmaz. Eğer 1993’te yeniden seçilseydim, Maraş iade edilecek ve Kıbrıs sorunu çözülecekti.”
►“Cumhurbaşkanı olarak başarılı olmak için düzene meydan okuyacak cesarete, karar alma iradesine ve siyasi bedeli göğüslemeye ihtiyaç vardır. Ben bunu dert etmedim ve seçimleri kaybettim.”
►“Ailemle çok zor dönemlerden geçtik, ama asla vazgeçmedik. Ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın mücadeleye devam etmelisin. Yenildik ya da bıraktık diyemeyiz.”
Kaynak: Makalenin tamamını Politis'ten okuyabilirsiniz.











Yorumunuz