Rus ordusu tarafından evlerinden çıkarılan Ukraynalılar, Rusya’nın yeni bir yasasıyla taşınmaz mallarının kalıcı biçimde gasp edilmesi ihtimaliyle karşı karşıya. Vladimir Putin tarafından 15 Aralık 2025’te imzalanan 518-FЗ sayılı federal yasa, Ukrayna’nın yasa dışı biçimde ilhak edilen topraklarında (Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgeleri) görev yapan Rus idarelerine, 2030 yılına kadar “sahipsiz” olarak değerlendirilen konutlara el koyma yetkisi tanıyor.
Oysa işgal altındaki bir toprakta bir taşınmazın yasal sahibi sayılabilmek için Rus vatandaşlığına sahip olmak ve mülkü işgalci güç nezdinde yeniden kaydettirmek gerekiyor. Bir Ukraynalı için Rus vatandaşlığı edinme süreci yaklaşık iki yıl sürüyor.
El konulan mallar belediyelerin ya da bölgelerin mülkiyetine geçiyor ve yasaya göre, “Rusya Federasyonu’na yönelik saldırı eylemleri sonucunda” konutunu kaybetmiş Ruslara yeniden dağıtılıyor. Rus yasama organı böylece rolleri tersine çevirerek gasp edeni mağdur konumuna sokuyor. Konutlar ayrıca memurlar, askerler, öğretmenler ve doktorlar için hizmet lojmanları olarak da dağıtılacak; bunlar devlete bağımlı ve dolayısıyla sadık sosyo-mesleki gruplar olarak görülüyor. Siyasal hedef açık: “Bağlanan [ilhak edilen] toprakların entegrasyonunu hızlandırmak.”
‘Lahey Sözleşmesi’nin 46. Maddesi ihlal ediliyor’
518-FЗ sayılı yasa, 1907 tarihli Dördüncü Lahey Sözleşmesi’ne ekli savaşın yasaları ve teamüllerine ilişkin uluslararası düzenlemenin 46. maddesini ihlal ediyor. Söz konusu madde, işgal altındaki topraklarda özel mülkiyetin gasp edilmesini yasaklıyor.
Keyfi uygulama
Rus işgal gücü böylece, Ukrayna’nın Şubat 2022’de başlayan geniş çaplı işgalinden bu yana gözlemlenen bir uygulamayı resmileştiriyor: yerel askeri ya da işbirlikçi makamlar tarafından mülklere el konulması. Kaotik ve keyfi biçimde kullanılan bu uygulama, öncelikle Kiev’in yanında siyasi ya da askeri olarak angaje oldukları için düşman olarak tanımlanan Ukraynalıların mallarını hedef alıyordu.
Ancak Rus ordusunun konut stokunda yol açtığı büyük yıkım ve Kremlin’in yeniden inşa sözü vermesi nedeniyle, mülksüzleştirmenin kapsamı yeni yönetime olumlu bakan birçok Ukraynalıyı da içine alacak şekilde genişledi. Fakat bu kişiler yeniden dağıtım listelerinin en alt sıralarında yer alıyor. Bu durum, Vladimir Putin’e hitaben gönderilen çok sayıda toplu şikâyetin sosyal ağlarda ortaya çıkmasına yol açtı. Bu paylaşımlarda genellikle, yıkılmış binalarının önünde duran ve yeniden barındırılmayı yalvararak isteyen ya da tam tersine, kendi evlerinin yerine inşa edilmiş yeni binaların önünde poz veren, ancak bu konutlardan dışlanmış sakin grupları görülüyor.
Kiev yanlısı çevrim içi medya organı novosti.dn.ua alaycı bir dille şöyle yazıyor: “Bu insanlar üç yıldır kendilerini avutuyordu; mülkiyet haklarının yok edilmesinin yerel yetkililerin hatalarından kaynaklandığını ve ‘iyi çar Putin’in bundan haberdar olur olmaz düzeni sağlayacağını düşünüyorlardı. Oysa yeni kamulaştırma yasasıyla Kremlin’in başı, yağmanın sürmesine açıkça yeşil ışık yakıyor.”
Çağrılar, Vladimir Putin’in her yıl vatandaşların ve Rus gazetecilerin sorularını yanıtladığı “doğrudan hat” programının arifesinde çoğaldı. 19 Aralık 2025’te, kamulaştırma yasasına ilişkin tüm sorular filtreden geçirildi. Bağımsız Rus medyası Astra, evsiz ve çok çocuklu bir anne olan Anna Gouzevskaïa’nın bir çağrıda bulunduğu için “aşırılıkçı faaliyetler” gerekçesiyle yetkililerden uyarı aldığını bildirdi.
Mariupol’de kitlesel “yeniden dağıtım”
Mülksüzleştirme sürecini hızlandırmak için, sözde “Donetsk Halk Cumhuriyeti”nin başı Denis Puşilin, Rus Parlamentosu’nun yasayı kabul ettiği gün olan 9 Aralık 2025’te, mahalle sakinlerine boş konutları “yetkililere bildirme” çağrısında bulunmuştu. “Yeniden dağıtım”ın en büyük ölçeğe ulaşacağı yer, 2022’den bu yana Rus ordusu tarafından ele geçirilen en büyük Ukrayna kenti olan Mariupol olacak.
Azak Denizi kıyısındaki bu liman kenti, savaş öncesinde 400 bin nüfusa sahipti. Üç ay süren kuşatma ve Rus bombardımanları, eski Mariupol Belediye Başkanı’nın danışmanı Petro Andriuştçenko’ya göre yaklaşık 50 bin kişinin ölümüne yol açtı. Andriuştçenko, yaşanamaz hale gelen daire sayısını 75 bin olarak tahmin ediyor; bunların yarısı tamamen yıkılmış durumda (toplam 493 bina). İşgal makamları şimdiye kadar 5.500 konut inşa etti, ancak yine Petro Andriuştçenko’ya göre 22 bin Mariupollu hâlâ evsiz. Bugüne kadar işgal altındaki belediye, 13 bin “sahipsiz” daire tespit etmiş durumda.
Zaporijya bölgesinin işgal altındaki kısmında -burada 4 binden fazla bina “sahipsiz” olarak kayda geçirilmiş durumda- ve Herson bölgesinin işgal altındaki kısmında, yerel makamlar “sahipsiz” malları tespit etmek için bir gözetim sistemi kurdu. Kamu hizmeti faturalarının ödenmemesi artık bir konutun “sahipsiz” ilan edilmesi için yasal dayanak oluşturuyor. Komşular, bahçıvanlar ve belediye temizlik işçileri, evlerini terk etmiş kişileri ihbar etmeye teşvik ediliyor.
"Sessiz bir etnik temizlik projesi"
Petro Andriuştçenko, kamulaştırma yasasının ardında sessiz bir etnik temizlik projesinin şekillendiğini düşünüyor. “Beş yıl içinde Mariupol’de tek bir Ukraynalı sakin kalmayacak ve Ruslar konut stokunu yeniden dağıtarak tam da bunu hedefliyor. Bu, İkinci Dünya Savaşı’nın sonundan bu yana eşi görülmemiş bir mülksüzleştirme ve Ukraynalıların tazminat talep edebileceği hiçbir merci yok.” diyor.
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı bir açıklamasında, “Rusya’nın işgal altındaki toprakların demografik yapısını değiştirmeyi, yerel halkın yerine Rus vatandaşlarını koymayı hedeflediğini” belirtiyor ve “Ukrayna vatandaşlarını kitlesel biçimde mallarından mahrum bırakmayı amaçlayan [yasayı] kınadığını” ifade ediyor. Açıklamada, “Rusya kendisini bir hırsız devlet olarak tanımlamıştır.” deniliyor.
518-FЗ sayılı yasa, etnik nitelikli kitlesel mülksüzleştirmelerin uzun tarihine ekleniyor. Kırım’ın 1783’teki ilk ilhakından sonra İmparatoriçe II. Katerina, Tatarları ve Nogayları yarımadadan sürmüş, topraklarını Kırım’ı Ruslaştırmak amacıyla yerleşimcilere dağıtmıştı.
1930’lu yıllarda Stalin, 3 ila 4 milyon kişinin ölümüne yol açan büyük bir kıtlığa (Holodomor) neden olmuş ve Donbass’taki Ukraynalı köylülerin kitlesel biçimde Sibirya’ya sürülmesini organize ederek bölgeyi Sovyetler Birliği’nin dört bir yanından gelen işçilerle yeniden doldurmuştu. Trajedilerin listesi bunlarla sınırlı değil ve Moskova’nın bu listeyi uzatmak istediği açıkça görülüyor.
Kaynak: Le Monde











Yorumunuz